

|

> > Yeni Bir Evrimci Münasebetsizliği: 385 Yıllık Örümcek Fosili Üzerine Spekülasyonlar
Dünyanın en eski örümcek fosili olarak gazete manşetlerine yansıyan 385 milyon yıllık örümcek fosili üzerinde yapılan son spekülasyonlar evrimci münasebetsizliğini bir kez daha gözler önüne seriyor. BBC News internet sitesinde 23 Aralık 2008 tarihinde “Tangled web of spider evolution” (örümcek evriminin karışık ağı) başlığı altında yayınlanan haber, ülkemizde de CNN Türk web sitesi (23 Aralık 2008) ve Star gazetesi (24 Aralık 2008) gibi basın organlarında yerini buldu. Haberde, 385 milyon yıl önce yaşamış olan örümceğin, günümüz örümcekleri gibi iyi ağ üretemediği iddia ediliyor ve örümceklerin hayali evrimle sonradan ağ kurabildikleri iddiası yer alıyordu.
Bu sahte iddia, insanları yalnızca aldatmak içindir. Ve Darwinist münasebetsizlik bu iddia ile yeniden kendisini göstermiştir.
|
> > Ertuğrul Özkök’e Sorular
Sayın Ertuğrul Özkök, Darwinizm’in asrın en büyük kitle aldatmacası olduğunu kanıtlayan şu gerçeklerden haberdar mısınız?
1. Yeraltından çıkarılmış fosil sayısının 100 MİLYONU GEÇTİĞİNDEN, bunların aralarında BİR TANE BİLE ARA FOSİL BULUNMADIĞINDAN, bir kısmı halen yaşamakta olan canlılara ait olan bu fosillerin, mükemmel yapılarıyla YARATILIŞ GERÇEĞİNİ İSPAT ETMİŞ OLDUĞUNDAN haberiniz var mı?
|
> > Darwinistlerin İnsanın Hayali Evrimine Dair Utanç Senaryoları: Doğan Medya Grubu, Hala İnsanları Aldatabileceğini Zannediyor
06.12.2008 tarihli Vatan gazetesinde “5 milyon yıl sonra insan” başlığı altında bir haber yayınlandı. Milliyet gazetesinde ve NTV web sitesinde tekrar eden bu haberde insanın, 5 milyon yıl sonra, sözde evrimleşerek adeta bir uzaylıya dönüşeceği iddia ediliyordu. Yazıda insanın, her milyon yılda bir, hayali şekilde değişerek garip görünümde bir mahluka dönüşeceği yine hayali çizimlerle resmedilmişti.
Bu büyük aldatmaca, Darwinizm’in çöküşünü hazmedemeyen bazı odakların, “bir ihtimal insanları aldatmaya devam ederiz” düşüncesiyle ortaya attıkları mantık dışı ve Darwinistler açısından utanç verici bir senaryodur. Darwinistler bu defa, topluma, insanın sözde evrimleştiği ve hatta bu hayali evrimin devam ettiği telkinini verebilmek için, uzaylı resimlerine başvurmaktadırlar.
|
> > Hürriyet Gazetesi Artık Kangurulardan Medet Umuyor
Hürriyet ve Radikal gazetelerinde ve diğer bazı yayınlarda 19 Kasım 2008 tarihinde yayınlanan bir haberde, “kanguruların genetik akrabamız” çıktığı haber veriliyordu. Keseli hayvanların genetik kod haritasının çıkarıldığı ve kanguruların genetiğinin insana benzediğinin anlaşıldığı iddiasında bulunulan söz konusu haberler, yine çürük evrim masallarının tanıdık örneklerinden birini oluşturuyordu.
Darwinistler zaman zaman çeşitli sonuçsuz teşebbüslerle evrim teorisini gündemde tutmaya çalışırlar. Fakat bunu bilimsel delillerle yapamazlar. Çünkü bilimsel tüm bulgular evrimi kesin olarak yalanlamakta, çürütmektedir. Bunu çok iyi bildiklerinden evrim yalanını ayakta tutacak bir spekülasyon yolu bulmaya çalışırlar. Üzerinde propaganda yapabilecekleri malzeme ararlar. Tıpkı soyu tükenmiş insan ve maymun kafataslarını insanın sahte evrimine delil göstermeye çalıştıkları gibi, canlılardaki genetik benzerlikleri de “ortak ata” hikayesine bir kanıtmış gibi sunmaya çalışırlar.
Fakat bu konuda yalan söylemektedirler. Bilimsel veriler bu gerçeği kanıtlamıştır.

|
> > Ertuğrul Özkök'ün 16 Kasım 2008 Tarihli Yazısına Cevap
Sayın Ertuğrul Özkök 16 Kasım 2008 tarihli yazısında, Allah’a olan inancını dile getirmiş, hayatının hiçbir döneminde Yaradan’ın varlığını inkar etmediğini belirtmiş. Bunlar çok güzel ve takdire şayan ifadeler. Fakat Sayın Özkök’ün yazısındaki ölüm ve ahiret konusundaki ifadelerinden, ölümden sonra hayatın varlığına inanmadığı, dolayısıyla İslamiyet’e de inanmadığı anlaşılıyor. Sayın Özkök’ün, insanın, amaçsızca, sadece yaşayıp ölmek için yaratılmış bir varlık olduğuna inanarak büyük bir yanılgıya düştüğü anlaşılıyor.
Sayın Özkök;
|
> > Zülfü Livaneli, Yaratılış ve Evrimin Bağdaştığını Zannederek Yanılıyor
Zülfü Livaneli Vatan gazetesinde 2 Kasım 2008 tarihinde yayınladığı “Yaratılış ve Evrim” başlıklı yazısında, Yaratılış ve evrimin çelişmediğini belirtmiş ve çeşitli referanslar göstererek üstü kapalı şekilde Yaratılış ile evrimin birlikte kabul edilmesi gerektiği iddiasında bulunmuştur. Fakat Zülfü Livaneli, yanılmaktadır.
Zülfü Livaneli’nin yazısında bir dostunun cümlelerinden aktardığı ve savunduğu hayali ilk hücrenin bir tas su içinde oluştuğu iddiası, Darwinistlerin 150 yıldır insanları aldatmak için kullandıkları büyük bir yalandır. Şu anda değil hücre, hücrenin sahip olduğu yüzlerce proteinden tek bir tanesi, teknolojik laboratuvar şartlarında bile üretilmememiştir. Tek bir protein molekülünün tesadüfler sonucunda oluşma ihtimali hesaplanmış ve bu oran 10950’de bir olarak tespit edilmiştir. Bu sayı, on sayısının yanına 950 sıfır gelmesiyle ifade edilir ve matematiksel olarak karşılığı sıfır ihtimaldir. (Matematikte 1050’den büyük sayılar sıfır ihtimal olarak kabul edilirler.)

|
> > İnsanın Evrimi Hiç Olmadı Ki!

Dünyaca ünlü çeşitli Darwinist yayınlarda yer alan bir haber, 7 Ekim 2008 tarihinde Vatan gazetesinde de yayınlandı. “İnsanın evrimi artık durdu” başlığı altında yayınlanan haberde, İngiliz genetikçi Steve Jones’un insanın sözde evriminin geleceğine dair spekülasyonlarına yer veriliyordu. İnsanın hayali evriminin sona erdiğini öne süren Jones’a göre, “insan nesli varlığını sürdürmeye devam ederse bundan 100 milyon yıl sonra insan şu anda olduğundan pek de farklı görünmeyecek”ti.
|
> > Proteinlerin Oluşumunu Açıklayamayan Darwinistlerin Protein Üzerine Sahte Spekülasyonları
13 Kasım 2008 tarihinde Hürriyet gazetesinde, keşfedilen bir dizi proteinin evrim teorisine sözde delil teşkil ettiği yönünde bir haber yayınlandı. Söz konusu haberde, yapay mutasyonlar sonucunda bozulan protein zincirinin işleyişini korumak üzere, ATP üreten proteinlerin harekete geçtiği belirtiliyor ve Darwinist propagandanın bir gereği olarak bu keşif evrime sözde delil olarak gösterilmeye çalışılıyordu.
Söz konusu iddia, Darwinist propagandanın ve Darwinist demagojinin en bilinen örneklerinden birini teşkil etmektedir. Bu iddia ile Hürriyet gazetesi, Yaratılış’ın muhteşem bir delilini, hiç bir delili olmayan evrime kanıt olarak göstermeye çalışmıştır. Bilimsel bir keşfi tamamen evrime yönelik yorumlayarak, okuyucuda evrime delil bulundu izlenimi vermeyi amaçlamıştır. Oysa tam tersine bu bilimsel çalışma, Darwinist açmazları tekrar ortaya koymasının yanı sıra, Yaratılış gerçeğine önemli bir delil teşkil etmektedir.

|
> > Ventastega Üzerindeki Evrimci Spekülasyonlar
BBC. co.uk internet sitesinde, “Fossil fills out water-land leap” başlıklı bir haber yayınlandı. 25 Haziran 2008 tarihli yazıda, ilk örnekleri 1994 yılında bulunan ve ortaya çıkarılan son parçalarıyla Nature dergisinde tanıtılan Ventastega curonica fosil bulgusu tanıtılıyordu. Sözkonusu fosilin, evrimcilerce sudan karaya geçiş senaryosunun bir aşaması olarak ileri sürüldüğü görülüyor ve bu bulguyla bu hayali geçişin boşluklarından birisinin tamamlandığı gibi hiçbir bilimsel temele dayanmayan bir iddiada bulunuluyordu. Aşağıda, BBC haberinde ortaya konan sözkonusu evrimci iddianın dayandığı önyargılar gösterilmekte ve bu bulguyla hayali evrimin sudan karaya geçiş açmazlarının neden aşılmamış olduğu ortaya konmaktadır.
Diğer mozaik canlılar gibi, Ventastega da Darwinizm’e delil oluşturmamaktadır
|
> > Yeni Bir Dino-Kuş Yalanı ve Darwinistlerin Sonuçsuz Çırpınışları

19 Ekim 2008 tarihinde Nature dergisinde yayınlanan bir makalede, bilim dünyasına yeni bir “dino-kuş” bulunduğu duyurusu yapıldı. “A bizarre Jurassic maniraptoran from China with elongate ribbon-like feathers” (Çin’de bulunan ve uzun şerit benzeri tüylere sahip garip Jurasic maniraptoranı) başlığı altında tanıtılan canlının “ilkel tüyler” barındırdığı ve dinozorlardan kuşlara hayali geçişin bir örneğini teşkil ettiği iddia edildi. Oysa, Türk ve yabancı basında geniş yer tutan ve bir ara fosil olarak lanse edilmeye çalışılan söz konusu canlı, evrim teorisi adına büyük bir açmazı teşkil ediyordu.
|
|
|




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|