

|
> > The Huffington Post yazarı Nidhal Guessoum'un evrim yanılgıları
4 Ocak 2012 tarihinde Amerikan haber sitesi The Huffington Post’ta “İslam, evrimin derslerde okutulmasını yasaklar mı?” başlıklı bir makale yayınlanmıştır. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah Amerikan Üniversitesi’nde fizik ve astronomi profesörü olan yazar Nidhal Guessoum’un kaleme aldığı makalede, bir süre önce İngiltere’deki Müslüman öğrencilerin derslerde evrim okumak istemedikleriyle ilgili uluslararası medyada geniş yer bulan haber ele alınmıştır.
Söz konusu makalede, yazar Nidhal Guessoum’un gerçek ile hiçbir şekilde bağdaşmayan pek çok yanılgıya kapıldığı görülmektedir. Yazarın yanılgılarını şöyle sıralamak mümkündür:
|
> > Darwinizm dünyaya nasıl hakim oldu?
Darwinist ideoloji, tamamen sahtekarlığa dayalı, yeryüzündeki tüm canlılığın tesadüfen meydana geldiğini savunacak kadar ilkel bir aldatmacadır. Fakat böylesine akıl dışı olmasına rağmen bu aldatmaca, dünyadaki bütün devletlere, hükümetlere, okullara, üniversitelere, bilim çevrelerine, iş yerlerine, gazetelere, dergilere, radyolara, televizyonlara hakim olmuştur. Bunu yayan, Darwinizm sahtekarlığını bütün dünyada hakim hale getiren sinsi ve deccali bir yapılanma olan Darwinist diktatörlük tür. 150 yıldır görev başında olan bu sinsi diktatörlük, şu an can çekişmekte fakat etkisini sürdürmektedir.
Darwinist diktatörlüğün hakimiyeti dayatma, zorbalık, tehdit ve baskıya dayanır. Bugün dünyanın neredeyse hiçbir üniversitesinde EVRİM KARŞITI BİR PROFESÖRÜN EĞİTİM VERMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. HİÇBİR ÜLKENİN BAŞBAKANI ANTİ-DARWİNİST OLDUĞUNU AÇIKLAYAMAZ. HİÇBİR ÖĞRETMEN ÖĞRENCİSİNE EVRİM SAHTEKARLIĞINI ANLATAMAZ, ÖĞRENCİLER DE ÖĞRETMENLERİNE EVRİME İNANMADIKLARINI SÖYLEYEMEZLER. Bunu yapan bir profesör veya öğretmen derhal işinden alınır. Öğrenci o dersten sınıfta kalır. ANTİ-EVRİMCİ BİR BAKANIN HÜKÜMETTE KALABİLMESİ MÜMKÜN DEĞİLDİR. Nitekim Yaratılış gerçeğinin evrim ile birlikte okullarda okutulması konusunda dünya çapında gösterilen neredeyse tüm çabalar SONUÇSUZ KALMIŞTIR.

|
> > Yaratılış Atlası ve inançlarını yitiren Darwinistler
Her tarafı kapalı bir odadaki insana “dışarıda hava karanlık” dendiğinde, buna 50 ihtimal verir ve inanabilir. Fakat pencerenin sadece küçücük bir parçasından dışarıdaki Güneş’i gördüğünde, artık bu insanı dışarıda havanın karanlık olduğuna dair ikna etmenin hiçbir yolu yoktur.Darwinistlerin durumu da aynen bu şekilde olmuştur. 150 yıl boyunca Darwinistler, bilim kılıfı altında, hemen her türlü sahtekarlığı pervasızca yapmışlardır. Bundan utanç dahi duymamışlardır. Çünkü bu yalan haberlerle insanları aldatabileceklerine kendilerini inandırmışlardır. Yoğun telkin, görsel büyü ve hipnoz etkisi ile bir yalanı tekrarlamış ve böylece hayret edilecek şekilde taraftar toplamışlardır. Fakat, her şey tam Darwinistlerin planladığı şekilde giderken, insanlar hipnozun etkisine neredeyse tam olarak girmişlerken, dünyada evrimi reddetmek adeta bir suç haline getirilmişken, insanlar aniden Güneş’i görmüşlerdir. Bu güneş, Yaratılış Atlası olmuştur.
Yaratılış Atlası’nın bir anda bütün dünyaya yayılması ile artık insanları evrimin var olduğuna ikna edebilmek mümkün değildir. Yaratılış Atlası’nda sergilenen binlerce yaşayan fosil, tek bir Darwinist’in bile inkar edebileceği gibi değildir. Üstelik bu muhteşem kitaptaki tek bir fosil dahi evrimi ezip geçmeye yeterlidir. İşte bu sebeple,

|
|
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|