

|
> > Hayvanların Sadece Vahşi Yönlerini Gösteren Kanallar Bir Çeşit Darwinist Propaganda Yapıyorlar
Özellikle son dönemlerde muhafazakar olarak bilinen çeşitli TV kanallarının belgesel kuşaklarında acımasız, vahşi bir doğa görüntüsü verilmektedir. Israrla, hemen her akşam yapılan yayınlarda, canlıların avlanma görüntüleri dışında bir görüntüye yer verilmemektedir. Canlılardaki muhteşem yapılar, fedakar ya da akılcı davranışlar hakkında hiçbir bilgi anlatılmamaktadır.
Israrla bu tip görüntülerin belgesel adı altında gösterilmesi, aslında bir tür Darwinist propaganda yöntemidir. Bu şekilde, Darwinizm veya evrim teorisi isimleri kullanılmadan, Darwinist ideolojinin temelini teşkil eden vahşet, kavga, mücadele ve çatışmanın doğada “doğal olarak” var olduğu mesajı verilmektedir. Söz konusu belgeselleri izleyen kişilerde, canlılar arasında güçlünün zayıfı ezdiği bir sistemin hüküm sürdüğü izlenimi bırakılmak istenmektedir. Bu fikre alıştırılan izleyiciler, tarihin en büyük kitle aldatmacasına yani evrim teorisine bir nevi alıştırılmaktadırlar. Güçlünün güçsüzü ezdiği ve böylelikle zayıf türlerin elenerek güçlü türlerin ayakta kaldığını iddia eden evrim teorisinin temel ve sapkın fikrine aşina haline getirilmektedirler. Kısacası “belgesel” adı altında gösterilen BU VAHŞET SAHNELERİ İLE AÇIKÇA DARWİNİZM PROPAGANDASI YAPILMAKTADIR.

|
> > Mükemmellik bilimin gösterdiği bir sonuçtur ve tüm canlı yapılarda hakimdir
Darwinistlerin iddiaları bilimsellikten hep uzak olmuştur ve her zaman sadece demogoji ve sahte delillerle teorilerini ayakta tutmaya çalışmışlardır. Bilimsel hiçbir açıklama yapamadan, sadece lafı çevirerek, konuyla yakından uzaktan ilgisi olmayan terimler kullanıp, karmaşık anlatımlarla “laf kalabalığı” yaparak insanları kandırmaktadırlar. Bunlar evrimcilerin bilinen özellikleridir ancak son zamanda Darwinistlerin demagojik anlatımlarına bir yenisi daha eklenmiştir.
Canlılardaki yapıların üstün yönlerini vurgulamak için kullanılan, “mükemmel, muhteşem, kusursuz” gibi ifadeler Darwinistleri korkutmaktadır. Böyle ifadeler için kendilerince, “bunlar bilimin terimleri değildir, insani terimlerdir... Mükemmel hücre diye bir şey olmaz, bunun ölçüsü ne?” gibi cevaplar vermektedirler.
|
> > ''Kendi Kendini Kopyalayan ve Canlılığı Oluşturan İlk Molekül'' diye bir şey yoktur
Darwin’den beri Darwinistlerin anlatıp durdukları canlılık senaryosu kendi kendine oluştuğu iddia edilen hayali bir “ilk hücre” ile başlar. Bu hayali ilk hücre;
Darwin döneminde “içi su dolu baloncuk” olarak nitelendiriliyordu, çünkü o dönemin ilkel şartlarında hücrenin neye benzediği bilinmiyordu bile.
Bu hayali ilk hücrenin çamurlu bir suyun içinde kendi kendine oluştuğu gibi akıl dışı bir varsayım öne sürülüyordu.
Tüm canlı çeşitliliğinin bu tesadüfen oluşan ilk hücreden gelişip var olduğu iddia ediliyordu.
Ardından 20. Yüzyılda müthiş bilimsel keşifler yapıldı ve hücrenin yapısı tam olarak görülüp anlaşıldı. Anlaşıldı ki;
|
> > The Huffington Post yazarı Nidhal Guessoum'un evrim yanılgıları
4 Ocak 2012 tarihinde Amerikan haber sitesi The Huffington Post’ta “İslam, evrimin derslerde okutulmasını yasaklar mı?” başlıklı bir makale yayınlanmıştır. Birleşik Arap Emirlikleri’ndeki Sharjah Amerikan Üniversitesi’nde fizik ve astronomi profesörü olan yazar Nidhal Guessoum’un kaleme aldığı makalede, bir süre önce İngiltere’deki Müslüman öğrencilerin derslerde evrim okumak istemedikleriyle ilgili uluslararası medyada geniş yer bulan haber ele alınmıştır.
Söz konusu makalede, yazar Nidhal Guessoum’un gerçek ile hiçbir şekilde bağdaşmayan pek çok yanılgıya kapıldığı görülmektedir. Yazarın yanılgılarını şöyle sıralamak mümkündür:
|
|
|



YENİ KİTAP




YARATILIŞ ATLASI DARWINİZM'İ AVRUPA'DA
YERLE BİR ETTİ!
Yaklaşık 1.5 asırdır Darwinist ve materyalist telkinlerin baskısı altındaki Avrupa halkı, Yaratılış Atlası'ndan sonra ilk defa gerçekleri açıkça görme imkanı buldu. Evrim teorisinin bilimsel bir değeri olmadığını, ideolojik kaygılarla gündemde tutulduğunu gözler önüne seren bu eser, Avrupa halkında ciddi bir inanç değişikliğine sebep oldu. Farklı ülkelerde yapılan anketler, Darwinizm'e inananların sayısında önemli bir azalma olduğunu ortaya koyarken, Avrupa'da artık yaratılış inancının hakim olduğunu gösterdi. >>
 |

AKILLI TASARIM yani YARATILIŞ
Bu sitede zaman zaman karşınıza Allah'ın yaratmasındaki mükemmelliği vurgulamak için kullandığımız "tasarım" kelimesi çıkacak. Bu kelimenin hangi maksatla kullanıldığının doğru anlaşılması çok önemli. Allah'ın tüm evrende kusursuz bir tasarım yaratmış olması, Rabbimiz’in önce plan yaptığı daha sonra yarattığı anlamına gelmez. Bilinmelidir ki, göklerin ve yerin Rabbi olan Allah’ın yaratmak için herhangi bir 'tasarım' yapmaya ihtiyacı yoktur. Allah'ın tasarlaması ve yaratması aynı anda olur. Allah bu tür eksikliklerden münezzehtir. Allah'ın, bir şeyin ya da bir işin olmasını dilediğinde, onun olması için yalnızca "Ol!" demesi yeterlidir. Ayetlerde şöyle buyurulmaktadır:
Bir şeyi dilediği zaman, O'nun emri yalnızca: "Ol" demesidir; o da hemen oluverir. (Yasin Suresi, 82)
Gökleri ve yeri (bir örnek edinmeksizin) yaratandır. O, bir işin olmasına karar verirse, ona yalnızca "OL" der, o da hemen oluverir. (Bakara Suresi, 117) |
|